This website works best with JavaScript enabled

Prof. Dr. Tahir Karadeniz, Üroloji Uzmanı



facebook  Instagram'da Prof. Dr. Tahir Karadeniz'i takip edin      

Varikosel

Varikosel Nedir?

Erkeklerde testislerden çıkan kirli kanı taşıyan toplardamarların (venlerin) bozukluğu nedeniyle iyi görev yapamaması ve buna bağlı içindeki kirli kanı kalbe taşıyamamasıdır. Bu toplardamarlar içinde biriken kirli kan nedeniyle damarlar şişer, buruşuk bir hâl alır. İnsanlarda (özellikle kadınlarda) bacaklarda oluşan "Varisler"in testislerdeki benzerine "Varikosel" diyoruz.

varikosel nedir

Erkek kısırlığının (erkek infertilitesi) en sık görülen ve düzeltilebilen nedenlerinin başında gelmektedir. Toplumda erişkin erkeklerin %20 sinde görülmektedir. Çocuk sahibi olamama nedeniyle başvuran erkeklerin %35 inde rastlanıyor.

Varikosel ilerleyici bir hastalık olup testis gelişiminde gerilemeye; sperm yapımını bozarak İnfertiliteye (çocuk sahibi olamama) neden olabilmektedir. Çoğunlukla sol tarafta görülse de iki taraflı olup olmadığını iyice araştırmak gerekir.

Varikosel menide spermiogram (sperm tahlili) da ortaya konabilen şu olumsuz durumlara neden olabilir:

  • Sperm sayısında azalma
  • Sperm hareketlerinde bozulma
  • Sperm morfolojisinde bozulma

Bu olumsuzluklara şu mekanizmalarla sebep olur:

  • Testiste atılamayan kanın birikmesi sonucu ısı artışı olması
  • Testisten atılması gereken zararlı ürünlerin bozuk damarlardan atılamayıp testise geri dönmesi (reflüsü)
  • Kirli kanın testiste birikmesi

 

Teşhis (Tanı) nasıl konur?

Teşhiste en önemli yöntem, tecrübeli bir Üroloji Uzmanının yapacağı muayenedir. Muayene mutlaka ayakta yapılmalıdır. Muayeneye göre Varikosel 3 dereceye (grade) ayrılır:

  • Grade I (derece I): En hafif derece olup ayakta muayenede ancak öksürük/ıkınma gibi karın içi basıncını artıran durumlarda el ile varisi damarları hissetmekle ortaya konur.
  • Grade (derece II): Ayakta muayenede karın içi basıncını artırmaya gerek olmadan el ile varisleri hissetmek
  • Grade (derece III): En ağır tip olup, ayakta gözle görülebilen varisli damarlar söz konusudur.

Tanıda ikinci basamak: Skrotal Renkli Doppler Ultrasonografi tetkikidir. Bu tetkikle hasta damarların çapları, bu damarlara kirli kanın geri dönüp dönmediğini, testiste hacim kaybı olup olmadığını ortaya koyar.

Sperm tahlili (spermiogram): Varikosel spermde sayı, hareket ve şekil bozukluğu (morfoloji) na neden olabilir. Hastanın değerlendirilmesinde ideal olan 2 ayrı sperm tahlili (spermiogram) yapılmasıdır; iki sperm tahlili arasında 7 günden az ve 3 haftadan fazla süre olmamalıdır.

Sperm sayısı 5-10 mil. arasında ise hastada kanda FSH ve Testosteron seviyelerine bakmak gerekir.

Eğer sayı 5 milyondan az ise: Genetik testler (Karyotip ve Y kromozom) yapılmalıdır

Genetik testler sonucunda bir bozukluk saptanmış ise Varikosel muhtemelen tesadüfen bulunmuştur ve bu hastalarda Varikosel ameliyatı fayda sağlamayacaktır.

Subklinik Varikosel: Cerrahın muayenesinde tespit edemediği ancak Skrotal Renkli Doppler Ultrason ile ortaya konan varikoseldir. Bu tip olguların cerrahi tedavi sonuçları yüksek dereceli Varikosel tedavi sonuçlarından çok düşüktür.

Ağrı ve Varikosel: Varikosel semptom (belirti) vermeyen, ancak evli çiftlerin çocuk sahibi olamama nedeniyle Üroloji Uzmanına başvurmasıyla saptanan bir hastalık olmasına rağmen hastaların yaklaşık %6 sında ağrı ve/veya testislerde rahatsızlık hissine rastlanır. Ağrı tek başına ameliyat gerektirmez; ancak başka yöntemlerle ağrı geçmez ise cerrahi tedavi düşünülebilir.

Hangi hastalara cerrahi tedavi (Ameliyat) yapılmalıdır?

  • Çocuk sahibi olamamış çiftlerde kadın partnerin sağlıklı olması
  • Erkekde yapılan sperm tahlilinde (spermiogram) anormal bulgular olmalı
  • Daha önce çocuk sahibi olmuş ancak şimdi olamayan ve varikosel tanısı almış hastalar
  • Bekâr ancak Yüksek dereceli (2. ve 3. Derece) varikoseli olan hastalarda varikoselin ilerleyici bir hastalık olması nedeniyle cerrahi tedavi gereklidir.
  • Ağrısı başka tedavilerle geçmeyen olgular

 

Varikosel Cerrahi Tedavisi (Ameliyat)

Varikoselin günümüzdeki cerrahi tedavisi kasık bölgesinden yapılan yaklaşık 2-3 cm lik kesi ile testis damarlarına ulaşmak ve hasta damarları bağlayarak iptal etmektir. Bu klasik yöntem dışında Laparoskopik ve Radyolojik Embolizasyon yöntemleri de daha önce uygulanmış ancak istenen sonuçlar klasik cerrahi kadar başarılı olmadığı için günümüzde kullanılmamaktadır. Laparoskopi de testisin bütün damarlarına ulaşabilmenin imkanı yoktur, dolayısıyla bu damarlar bağlanamaz, bu da cerrahi işlemin eksik yapılması manasına gelir. Ayrıca laparoskopik yöntemde karın içi organların yaralanması ihtimali gibi riskler söz konusudur.

Radyolojik olarak varisli damarları tıkamak (embolizasyon) yöntemi de bir zamanlar kullanılmış ancak birçok olguda testis damarlarının içine girebilmek mümkün olamadığı için klasik yönteme geçilmiştir. Varikosel cerrahi tedavisinde amaç hastalıklı toplardamarları bağlamak, testise temiz kan getiren atardamarı ve sperm kanalını (vas deferens) ve lenf damarlarını korumaktır.

Bu ameliyat mutlaka "MİKROCERRAHİ" tekniği ile yani ameliyat mikroskopu kullanılarak yapılmalıdır. Mikrocerrahi yöntemi ile hastalığın tekrar etmesi (nüks) ihtimali %1 iken, ameliyat mikroskopu kullanılmaz ise bu oran %15 tir. Ayrıca Mikrocerrahi yöntemi ile yapılan ameliyat sonucunda 1. yılda gebelik oranı %43 iken 2. yılda %60 lara varabilmektedir.

Varikosel ameliyatından sonra en sık görülen komplikasyon "Hidrosel" dir; hidrosel testis içinde sıvı toplanmasıdır. Ameliyat sırasında lenf damarlarının bağlanmasından kaynaklanır. Görülme oranı %8 dir. Bu ameliyat genel anestezi ya da bölgesel anestezi ile yapılabilir.

Azoospermik hastalarda Varikosel

Azoospermi menide hiç sperm bulunmaması demektir. Sperm tahlilinde bu hastalarda canlı ya da ölü sperme rastlanmaz.

Bu hastalarda yüksek dereceli Varikosel varsa (Grade II ve Grade III Varikosel) Mikrocerrahi Varikoselektomi ameliyatından bu hastalar yarar görür. Ameliyat sonrası sperm tahlilinde hücre görülme oranı %40; gebelik oranı %10 civarındadır.

Adolesan Varikosel: Ergenlik çağı öncesi çocuklarda rastlanan varikosele adolesan varikosel denir. Bu yaş grubunda sık rastlanır. 10 yaş altı çocuklarda oran %1 iken, adolesan çağda %11 olarak karşımıza çıkar. Bu yaş grubunda genellikle belirti vermez, muayenede ortaya çıkar.

Adolesan Varikosel de kimlere cerrahi tedavi uygulanmalı: Ultrasonografide testis hacimleri arasında 2 ml den yada %10 dan fazla fark varsa, yani testiste hacim kaybı olmuş ise mikrocerrahi varikosel ameliyatı yapılmalıdır. Çocukluk çağında ameliyat olanlarda ameliyat sonrası testis hacimleri normale dönerken 14 yaşından sonra ameliyat olanlarda testisin kıvamı iyileşsede hacminde bir düzelme olmamaktadır.

Hangi hastalar tedaviden daha çok yararlanır?

  • İleri derecede Varikoseli olanlar (Grade II ve Grade III Varikosel)
  • Kan Testosteron, FSH değerleri Normal İnhibin B değerleri düşük olan hastalar
  • Genetik testleri Normal olan hastalar
  • İnfertilite için erken başvuran hastalar
  • Sperm sayısı 5 milyondan fazla olanlar
#fc3424 #5835a1 #1975f2 #2fc86b #f_syc9 #eef77 #020614063440